Örnekler Ne Demek

1-) En iyi biçimde olan:"Bir dahinin, olağanüstü bir adamın, örnek bir hoca olmamasını doğal karşılamalı." H. Taner Bir şeyin benzeri, tıpkısı, misil Göstermelik:"Vali, burada yapılmış olan peynirlerden bir örnek görmek istedi." M. Ş. Esendal numune emsal mostra nümudar nümune enmuzec mustara Durum ve niteliği benimsenmeye değer kimse veya şey Durum ve niteliği benimsenmeye değer kimse veya şey:"Örnek aransa, öyle sanıyorum ki, bizimkinden alası bulunmaz." H. Taner Bir düşünceyi, kuralı, gözlemi veya savı desteklemek ve açıklamak amacıyla ileri sürülen söz, yapılan davranış, misal Benzeri yapılacak olan; benzetilmek istenen şey, model Bir bütünün niteliğini anlatmak için bütünden ayrılarak verilen küçük parça, göstermelik, numune En iyi biçimde olan Benzeri yapılacak olan, benzetilmek istenen şey, model:"Cemal Paşa ecnebi mütehassısların yardımı ile örnek çiftlikler de yapmıştır." F. R. Atay Bir şeyin benzeri ya da tıpkısı


Diğer Dillerdeki Anlamı

  • İngilizcesi İngilizce = Examples

Sizde içinde "Örnekler" geçen bir cümle paylaşın !


Son Aranan Kelimeler