Almak Ne Demek

1-) Bir şeyi veya kimseyi bulunduğu yerden ayırmak NESG buyurmak LAKS MİSAS görmek FAZA' DAGF CA'L TELVİH İçeri götürmek Tat veya koku duymak Duş, banyo yapmak; yıkanmak Bürümek, sarmak, kaplamak Örtmek, koymak Biriyle evlenmek İçeri sızmak, içine çekmek Çalmak Yol gitmek, mesafe katetmek Motor çalışması için gerekli olan elektrik veya yakıttan yararlanır duruma gelmek Kendine ulaştırılmak, iletilmek Yutmak; kullanmak İçecek veya sigara içmek Başlamak Davranış veya makam değiştirmek gibi anlamak Satın almak Zararlı, tehlikeli bir şeye uğramak Kazanmak, elde etmek Bürümek, sarmak, kaplamak:"Dağ başını duman almış / Gümüş dere durmaz akar." Marş Kısaltmak, eksiltmek Yerini değiştirmek, çekmek Yolmak, koparmak Sürükleyip götürmek Erkek, kadınla evlenmek:"O sırada aldığı kadının babasının birçok yardımını görmüştü." M. Ş. Esendal Birlikte götürmek Bir şeyi elle veya başka bir araçla tutarak bulunduğu yerden ayırmak, kaldırmak:"Sağ elinin çevik bir hareketiyle başındaki tülbenti çekip aldı." N. Cumalı Satın almak:"Biz bir ya da iki parti alır, çekiliriz piyasadan." N. Cumalı Ele geçirmek, fethetmek:"Fakat aldıkları yerlerin ahalisini Türkleştiremediklerinden bu büyüklük onların zayıf düşmelerine sebep olmuş." Ö. Seyfettin. İçine sığmak Kendine ulaştırılmak, iletilmek. İçeri sızmak, içine çekmek Kabul etmek Temizlemek Duş, banyo yapmak, yıkanmak. İçeri götürmek:"Sevdiği delikanlıyı gece evine almış." N. Cumalı Vücuttaki hasta bir organı ameliyatla çıkarmak Soldurmak Motor çalışması için gerekli olan elektrik veya yakıttan yararlanır duruma gelmek:"Savcı yardımcısı gaza bastı, motor almadı Bir daha bastı, yine almadı." H. Taner Ele geçirmek, fethetmek Bir şeyi elle veya başka bir araçla tutarak bulunduğu yerden ayırmak, kaldırmak Gidermek, yok etmek Kazanç sağlamak Başlamak:"Üsküdar'a gider iken aldı da bir yağmur." Halk türküsü Tat veya koku duymak. Örtmek, koymak. ... gibi anlamak Yutmak, kullanmak Yol gitmek, mesafe katetmek. Çalmak Görevden, işten çekmek Göreve, işe başlatmak İçine sığmak kabız ahiz İBTİLAZ AHZ ittihaz Almak işi Alıntı, iktibas:"Ondan acemicesine alma olarak." Muallim Naci Alıntı, iktibas


2-) Bir şeyi elle veya başka bir araçla tutarak bulunduğu yerden ayırmak, kaldırmak
Örnek:Sağ elinin çevik bir hareketiyle başındaki tülbendi çekip aldı. N. Cumalı


3-) Bir şeyi veya kimseyi bulunduğu yerden ayırmak.


4-) Birlikte götürmek.


5-) Satın almak
Örnek:Biz bir ya da iki parti alır, çekiliriz piyasadan. N. Cumalı


6-) Ele geçirmek, fethetmek
Örnek:Fakat aldıkları yerlerin ahalisini Türkleştiremediklerinden bu büyüklük onların zayıf düşmelerine sebep olmuş. Ö. Seyfettin


7-) İçine sığmak.


8-) Kabul etmek.


9-) Kendine ulaştırılmak, iletilmek.


10-) Bk. çevirmek


Diğer Dillerdeki Anlamı

  • İngilizcesi İngilizce = Take on.
  • İngilizcesi İngilizce = Occupy.
  • İngilizcesi İngilizce = Get.
  • İngilizcesi İngilizce = Take.
  • İngilizcesi İngilizce = Receive.
  • İngilizcesi İngilizce = Accept.
  • İngilizcesi İngilizce = Take in.
  • İngilizcesi İngilizce = Seize.
  • İngilizcesi İngilizce = Capture.
  • İngilizcesi İngilizce = Conquer.
  • İngilizcesi İngilizce = Pick up.
  • İngilizcesi İngilizce = Gain.
  • İngilizcesi İngilizce = Put on.
  • İngilizcesi İngilizce = Admit.
  • İngilizcesi İngilizce = Assume.
  • İngilizcesi İngilizce = Borrow.
  • İngilizcesi İngilizce = Collect.
  • İngilizcesi İngilizce = Come in.
  • İngilizcesi İngilizce = Divest smb.
  • İngilizcesi İngilizce = Draw.
  • İngilizcesi İngilizce = Enter on.
  • İngilizcesi İngilizce = Enter upon.
  • İngilizcesi İngilizce = Enucleate.
  • İngilizcesi İngilizce = Excise.
  • İngilizcesi İngilizce = Extract.
  • İngilizcesi İngilizce = Fetch.
  • İngilizcesi İngilizce = Garner.
  • İngilizcesi İngilizce = Have.
  • İngilizcesi İngilizce = Help one.
  • İngilizcesi İngilizce = Claim.
  • İngilizcesi İngilizce = Derive.
  • İngilizcesi İngilizce = Hold.
  • İngilizcesi İngilizce = Keep.
  • İngilizcesi İngilizce = Obtain.
  • İngilizcesi İngilizce = Score.
  • İngilizcesi İngilizce = Secure.
  • İngilizcesi İngilizce = Trade.
  • İngilizcesi İngilizce = To take.
  • İngilizcesi İngilizce = To get.
  • İngilizcesi İngilizce = To receive.
  • İngilizcesi İngilizce = To buy.
  • İngilizcesi İngilizce = To take sb in marriage.
  • İngilizcesi İngilizce = To hold.
  • İngilizcesi İngilizce = To take along.
  • İngilizcesi İngilizce = To call for.
  • İngilizcesi İngilizce = To capture.
  • İngilizcesi İngilizce = To conquer.
  • İngilizcesi İngilizce = To catch.
  • İngilizcesi İngilizce = To take on.
  • İngilizcesi İngilizce = To hire.
  • İngilizcesi İngilizce = To employ.
  • İngilizcesi İngilizce = To move.
  • İngilizcesi İngilizce = To remove.
  • İngilizcesi İngilizce = To take away.
  • İngilizcesi İngilizce = To sweep.
  • İngilizcesi İngilizce = To clean.
  • İngilizcesi İngilizce = To dust.
  • İngilizcesi İngilizce = To sense.
  • İngilizcesi İngilizce = To smell.
  • İngilizcesi İngilizce = To purchase.
  • İngilizcesi İngilizce = To marry a girl.
  • İngilizcesi İngilizce = To be able to contain.

Örnek Cümleler

  • Af Örgütü Direktörü Nicolas Beger,"Suriye'den kaçanların korunmasını güvence altına Almak için kararlı eyleme geçmek, Nobel Barış Ödülü'nün son sahibi AB'nin onur meselesidir"dedi.
  • Suriye'deki çatışmaların durması için Pekin'in desteğini Almak amacıyla bu ülkeye geldiği belirtilen İbrahimi'nin Yang'a,"Suriye sorununun çözülmesi için Çin'in aktif bir rol oynayabileceğini"söylediği kaydedildi.

Sizde içinde "Almak" geçen bir cümle paylaşın !


Son Aranan Kelimeler