Atmak Ne Demek

1-) HECL KILS LAK' FEDK ESA' RİMA CA'B LEHT EHVA TAHDİC ZECC LET' REŞAK TAHR MAK' NECL MÜNABEZE Çıkarmak, dışarıya vermek Yay ve tokmakla ditmek, kabartmak İçki içmek İstenilmeyen bir şeyi kendi malı olmaktan çıkarmak Kovmak, dışarıya çıkarmak, ilgisini kesip uzaklaştırmak Yalan veya abartmalı söz söylemek Kullanılması gelenek haline gelmiş bir şeyi kullanmaktan vazgeçmek Etkisi kaybolmak, alışmak, bırakmak Yük hayvanlarına yüklenecek nesnelerin yerde sarılıp hazırlanmış hali Örtmek Götürmek, sahiplenmek Solmak Vurmak, çarpmak Giyilen bir şeyi çıkarmak Çatlamak, yırtılmak veya yapışık olduğu yerden ayrılmak Geri bırakmak, ertelemek Yapılmış kötü bir işi birine yüklemek Geri bırakmak, ertelemek. Örtmek Kurşun, gülle, ok gibi şeyleri hedefe iletmek Sözle sataşmak Kovmak, dışarıya çıkarmak, ilgisini kesip uzaklaştırmak. İstenilmeyen bir şeyi kendi malı olmaktan çıkarmak Patlayıcı maddelerle havaya uçurup yıkmak Kullanılması gelenek haline gelmiş bir şeyi kullanmaktan vazgeçmek. Çıkarmak, dışarıya vermek Top, tüfek gibi silahları patlatmak Sille, tokat vurmak Bir kimsenin ilişiğini kesmek Bir şeyi yere doğru bırakmak Koymak:"Mutlaka yemeklerimize biber atmayı adet edinmişiz." B. Felek Rastgele bir kenara koymak Bir yerden başka bir yere taşımak Uzatmak Yay ve tokmakla ditmek, kabartmak. İçki içmek:"... bir kadeh attığımı biliyorum Sonra artık sarhoş olmuşum." S. F. Abasıyanık Haykırmak, bağırmak Göndermek, yollamak Etkisi kaybolmak, alışmak, bırakmak:"Hele trenin yorgunluğunu at bir üzerinden." T. Dursun K. Götürmek, sahiplenmek:"Gözüne kestirdiği erkeği tavlayıp resmen oraya atarmış." A. İlhan Terk etmek Koymak Bir kimseyi uzaklaştırmak, göndermek, ilgisini kesmek Söylemek Bir şeyin rengi solmak Yalan veya abartmalı söz söylemek. Çatlamak, yırtılmak veya yapışık olduğu yerden ayrılmak Bilmeden, kestirerek söylemek Kalp, nabız vurmak, çarpmak Sıkıntı dolayısıyla giyilen bir şeyi çıkarmak Değerini eksiltmek Yazılı veya banda alınmış bir metinden bazı bölümleri çıkarmak Bir cismi bir yöne doğru fırlatmak


2-) Bir cismi bir yöne doğru fırlatmak.


3-) Bir şeyi yere doğru bırakmak.


4-) Bir kimsenin ilişiğini kesmek.


5-) Koymak
Örnek:Mutlaka yemeklerimize biber atmayı adet edinmişiz. B. Felek


6-) Rastgele bir kenara koymak.


7-) Uzatmak.


8-) Bir yerden başka bir yere taşımak.


9-) Sille, tokat vurmak.


Diğer Dillerdeki Anlamı

  • İngilizcesi İngilizce = Scut ch.
  • İngilizcesi İngilizce = Blow, blow out.
  • İngilizcesi İngilizce = Discard.
  • İngilizcesi İngilizce = Draw the longbow.
  • İngilizcesi İngilizce = Throw.
  • İngilizcesi İngilizce = Throw away.
  • İngilizcesi İngilizce = Throw into.
  • İngilizcesi İngilizce = Eject.
  • İngilizcesi İngilizce = Give a kick.
  • İngilizcesi İngilizce = Tell lies.
  • İngilizcesi İngilizce = Cashier.
  • İngilizcesi İngilizce = Cast.
  • İngilizcesi İngilizce = Cast away.
  • İngilizcesi İngilizce = Cast off.
  • İngilizcesi İngilizce = Catapult.
  • İngilizcesi İngilizce = Chuck.
  • İngilizcesi İngilizce = Chuck away.
  • İngilizcesi İngilizce = Chuck out.
  • İngilizcesi İngilizce = Dart.
  • İngilizcesi İngilizce = Dash.
  • İngilizcesi İngilizce = Deliver.
  • İngilizcesi İngilizce = Discharge.
  • İngilizcesi İngilizce = Doff.
  • İngilizcesi İngilizce = Drop.
  • İngilizcesi İngilizce = Elbow out.
  • İngilizcesi İngilizce = Elbow smb.
  • İngilizcesi İngilizce = Eliminate.
  • İngilizcesi İngilizce = Fabricate.
  • İngilizcesi İngilizce = Bung.
  • İngilizcesi İngilizce = Expel.
  • İngilizcesi İngilizce = İmpute.
  • İngilizcesi İngilizce = Project.
  • İngilizcesi İngilizce = Reject.
  • İngilizcesi İngilizce = Remove.
  • İngilizcesi İngilizce = Scrap.
  • İngilizcesi İngilizce = Shed.
  • İngilizcesi İngilizce = Shoot.
  • İngilizcesi İngilizce = Sling.
  • İngilizcesi İngilizce = Toss.

Sizde içinde "Atmak" geçen bir cümle paylaşın !


Son Aranan Kelimeler