Gasb Ne Demek

1-) Alm. Entreissen, usurpation, Fr. Usurpation, İng. Usurpation. Başkasının malını ondan izinsiz zorla almak. Alan kimseye gasıb, alınan şeye de magsub denir. Gasb, haksız kazanç yollarından biridir ve dinen haramdır (günahtır).

İslam hukukunda bildirildiğine göre, başkasının malına, mülküne bile bile tecavüz eden kimse zulmetmiş sayılır. Gasıb, cemiyette başkasının mal hürriyetine zarar vermesi sebebiyle ceza olarak hakim tarafından ta’zir edilir. Bunun derecesi ve miktarı hakimin takdirine bağlıdır.

Gasb olarak alınmış bir şey, mevcut ise geri vermek, aynını vermek imkanı yoksa bedelini sahibine ödemek lazımdır. Bir kimse açlıktan ölmek derecesine gelmişse, sonradan bedelini ödemek kaydıyla başkasının malını izni olmaksızın yemesi caiz görülmüştür.

Gasb etmekle mülkiyet hakkı, yani o mala sahib olma hakkı meydana gelmez. Bir malı zorla alandan gasb eden kimse de, günah ve suç bakımından gasıb hükmünde kabul edilmiştir.

Gasb ile ilgili ayet-i kerimede mealen şöyle buyrulmuştur:

Ey iman edenler! Mallarınızı, aranızda (gasb gibi) batıl sebeplerle yemeyin. Ancak birbirinizden hoşnud olarak ticaret yolu ile almak başka. (Nisa suresi: 29)

Peygamber efendimiz de hadis-i şerifte, şöyle buyurmuştur:

Müslümanların malı ancak kendi gönül hoşnudluğu ile helal olur, başka türlü helal olmaz.

Müslümana sövmek fısktır (günahtır). Onu öldürmeyi caiz görmek küfürdür. Malının hürmeti de canının hürmeti gibidir. Müslümanın malı tıpkı kanı gibi haramdır.


2-) GASB



Bir şeyi zorla ve zulüm yoluyla sahibinin elinden almak, tecavüzde bulunmak, zorlamak, mütekavvim bir malı, malikinin izni olmaksızın, ona maldan el çektirecek şekilde haksız yere elinden ve tasarrufundan almak anlamında bir İslam hukuku terimi. Gasp edene "Gasıp", gasbedilen mala "mağsub", malı elinden alınana "mağsubun minh" denir. Mütekavvim mal; İslam'a göre alım-satımı meşru olan mal demektir. Mala elkoyma hırsızlık yoluyla olmamalıdır. Mal, malikten alınmış olabileceği gibi, kiracı, rehin veya emanet (vedia) alandan da gasbedilmiş olabilir. Malikiler bu tarife; malın zorla, haksız yere ve silahlı çatışma olmaksızın ele geçirilmesi şartını ilave etmiştir (İbnü'l-Hümam, Fethu'l-Kadir, VII, 361 vd.; el-Meydani, el Lübab, Kahire t.y., II, 188).

İslam'da başkasının malını gasbetmek kitap, sünnet ve icma' delilleri ile yasaklanmıştır: " Ey iman edenler, birbirinizin mallarınızı haram yollarla yemeyiniz. Meğer ki, o mallar sizden karşılıklı rızaya dayanan bir ticaret malı ola" (en-Nisa, 4/29). "Birbirinizin mallarını haksız yere yemeyin. İnsanların bir kısım mallarını bile bile günaha girerek yemek için onları hakimlere aktarmayın " (el-Bakara, 2/188).

Hadislerde şöyle buyurulur: "Şüphesiz sizin kanlarınız, mallarınız; bu ayınızda, bu beldenizde, bu gününüzün haramlığı gibi birbirinize haramdır" (San'ani, Sübülü's-Selam, III, 73). "Müslüman bir kimsenin malı, başkasına gönül rızası bulunmadıkça helal olmaz" (Şevkani, Neylü'l-Evtar, V, 316)." Kim bir karış toprağı zulüm yoluyla ele geçirirse, Allah kıyamet gününde yedi kat toprağı onun boynuna tasma gibi takar" (Şevkani, a.g.e., V, 317).

"Bir kimse, yemin ederek bir müslümanın hakkını gasbederse, Allah o kimseye cehennemi vacib, cenneti haram kılar. "

"Haksızlık etmekten sakınınız; zira haksızlık kıyamet gününde zulmettir. "

"Haklar kıyamet gününde sahiplerine iade edilecektir. Hatta boynuzlu koyundan boynuzsuz koyunun öcü alınacaktır. "

"Bir kimse haksız olarak başkasının bir karış yerine tecavüz ederse, o yerin yedi katı da o kimsenin boynuna geçirilir. "

"... Vallahi, sizden herhangi biriniz haksız olarak bir şey alırsa, kıyamet gününde o şeyi yüklenmiş olduğu halde Allah'ın huzuruna çıkar. Sizden birinizin bağıran deve, böğüren inek, meleyen koyun yüklenerek Allah huzuruna çıktığınızı görmeyeyim... '

"Bir kimse kardeşinin haysiyetine, yahud malına haksız olarak taarruz etmiş ise altın-gümüş bulunmayan günden evvel onunla helallaşsın. Aksi takdirde yaptığı zulüm nisbetinde onun iyi amellerinden alınıp hak sahi,bine verilir. İyiliği yoksa, hak sahibinin günahından alınıp haksızlık eden adama yüklenir. "

...Kesin olarak söylüyorum ki kanlarınız mallarınız, şeref ve haysiyetiniz bu ayda, bu şehirde, bu günün hürmeti gibi haramdır... '

"...Hayır, ben onu, ganimetten çaldığı cübbe veya abaya bürünmüş olduğu halde cehennemde gördüm" (Riyazu's-Salihin, I, 252" 268).

Gasbın haram oluşunda, İslam hukukçularının görüş birliği vardır. Gasbedilen mal hırsızlık nisabına ulaşmasa bile başkasının malını zorla ele geçirmek demektir; o da İslam'a göre büyük günahtır.

Gasp olayının gerçekleşmesi, İmam-ı Âzam ve Ebu Yusuf'a göre; bir kimsenin mal sahibinin malını haksız yere elinden alarak kendi tasarrufuna geçirmesiyle; İmam Muhammed'e göre mal sahibinin, malı üzerindeki tasarruf hakkını haksız olarak yok etmesiyle; diğer üç mezheb imamlarına göre ise; gasıbın, bir başkasının malını kendi eline geçirmesiyle mümkün olur. Temeldeki bu tür farklı anlayışlar, gasb'ın teferruat konularındaki fetvaların da farklı olmasına sebep olmuştur. Ebu Hanife ve Ebu Yusuf'a göre gasp yalnız menkul mallarda söz konusu olur.,Gayr-i menkul gasba elverişli değildir. Çünkü mal sahibinin maldan elini çekmesi başka yere nakil ve değiştirme ile olabilir. Bu ise ancak menkullerde gerçekleşir. Arazi, bina, apartman gibi akarda ise başka yere nakil düşünülmediği için gasb fiili gerçekleşemez. Bu yüzden bir kimse bir gayr-i menkulü gasbetse, mal onun elinde iken sel baskını, toprak kayması gibi semavi bir afetle helak olsa, bu iki müctehide göre, malike el çektirmekle gasp gerçekleşmediği için tazmin etmek gerekmez. Ancak malın helaki gasbeden tarafından olmuşsa ödemesi gerekir. Burada gasba değil telefe (itlafa) itibar edilir.

İmam Muhammed, Züfer ve diğer üç mezhep imamına göre, gasp hükümleri gayr-i menkulleri de kapsamına alır. Çünkü haksız olarak yararlanma menkullerde olduğu gibi gayr-i menkullerde de olabilir. Bunun delili: "Kim bir karış toprağı zulüm yoluyla gasbederse, Allah onun boynuna yedi kat toprağı tasma gibi takar" (Buhari, Bed'u'l-Halk, 2; Müslim Musakat, 137-139; Tirmizi, Diyet, 21).

İmam Ebu Hanife ve Ebu Yusuf'a. göre, gasbedilen malın yavru, süt ve meyve gibi ayrı (munfasıl) veya yağlanma, irileşme gibi bitişik (muttasıl) fazlalıkları helak olsa, bu fazlalıkları gasbedenin tazmin etmesi gerekmez. Çünkü malikin bunlar üzerinde henüz tasarruf eli bulunmamaktadır. İmam Muhammed, İmam Şafii ve Hanbelilere göre ise, bunları da tazmin eder. Çünkü asıl malı haksız yere elde tutmakla fazlalıkları da aynı şekilde tutmuş olur (el-Kasani, Bedayiu's-Sanayi', VII, 143, 145, 160; İbnü'l Hümam, Fethu'l Kadir VII, 388, 394; İbn Rüşd, Bidayetü'l Müctehid, II, 313; el-Meydani, a.g.e., II,194,195; ez-Zühayli, el-Fıkhu'l-İslami ve Edilletühu, V, 712).

Gasbedenin gasbettiği maldan (binmek, içinde oturmak gibi) yararlanması halinde, bu yararlanmayı tazmini gerekmez; çünkü bu bir mal değildir. Malikin elinde iken mevcut değildi. Şafii ve Hanbelilere göre ise ecr-i misil bu durumda ödenir (ez-Zühayli, a.g.e., V, 713, 714).

Müslümana ait şarap, domuz eti gibi mütekavvim olmayan bir malı gasbeden kimse bunu telef etse veya tüketse yahut şarabı sirkeye çevirse, gasbeden müslüman olsun, zimmi olsun tazmin etmesi gerekmez. Çünkü şarap ve domuz eti gibi alım satımı caiz olmayan şeyler müslüman hakkında mütekavvim mal değildir. Müslüman veya zimmi, zimminin şarabını veya domuzunu yok etse tazmin etmeleri gerekir. Çünkü bunlar, ehl-i zimmete ait muteharrim bir maldır. Domuz onlara göre, bizdeki koyun hükmündedir. Ebu Hanife'ye göre, müslümana ait eğlence aletlerini tahrip etmek tazmini gerektirir. Çünkü bunlardan meşru olmayan eğlence dışında da yararlanmak mümkündür. Ebu Yusuf, İmam Muhammed ve Malik'e göre ise, müslümana ait şarabı, domuzu, eğlence aletlerini (melahi) ve putları telef etmek tazmini gerektirmez. Delil şu hadistir: "Allah ve Resulu, şarap, murdar hayvan eti, domuz ve putların satımını yasakladı" (Buhari, Meğazi, 51, Buyu', 105, 112; Müslim, Buyu', 93, Fer', 8; İbn Mace, Ticaret, II). Bu sayılanların müslüman nezdinde ekonomik değeri yoktur. Bu yüzden tazmini gerekmez. Ancak bunlar gayr-i müslimlere ait olursa, bu takdirde tazmin edilmeleri gereklidir (el-Kasani, a.g.e., VII, 147, 162, ; İbnü'l-Hümam" a.g.e., VII, 396, 405; Zeylai, Nasbu'r-Raye, IV, 369; İbn Kudame, el-Muğni, V, 256, 276 ; eş-Şirazi, el-Mühezzeb, I, 374; ez-Zühayli, a.g.e., V, 714-717).

Gasbedilen arsa üzerinde yapılan bina veya dikilen ağaçlar, masrafı gasıb'dan alınmak suretiyle, yıktırılabilir ve arsa üzerinde meydana gelen zarar, gasıba ödettirilir. Gasbedilen bir malın, gasıbın elinde bulunduğu sürede aynıyla muhafazası için gereken masraflar gerçek mal sahibine ödettirilemez (Gasbedilen hayvanların sulanması, muhafazası, gasbedilen ağaçların aşılanması ve sulanması için gereken masraflar gibi). Mağsub, zararı ve bedeli ödenince gasıbın malı olur.

Gasbedilen malın geliri gasıba aittir, aynısını iade etmek mecburiyetindedir. Ancak (İmam Muhammed ve taraftarlarına göre) vakıf ve yetimlere ait olan akar mallarla kiraya verilmek için tayin edilmiş olan akarların gelirleri gasıba ait değil, sahiblerine aittir. Maliki ve Şafii ekolüne göre ise gasbedilen akarların gelir ve menfaatleri, mal sahibine aittir. Gasıbın hukuki durumu ne ise, o malı gasıb'dan gasbeden ikinci gasıb'ın hukuki durumu da aynıdır.

Gasbedilen bir mal, mevcud ise gasbedildiği şekliyle sahibine gasbedildiği yerde iade edilmesi gerekir. Malı iade için gereken masraflar, gasıb'a aittir- Gasbedilen mal harcanmış ve yok edilmiş olursa, gasıb tarafından ödenmesi gerekir. Eğer mal, değeri verilebilecek cinsten ise bu değer takdir edilerek verilir; misli verilebilecek cinsten ise (buğday vb. gibi), mislini vermek gerekir. Gasıb, eğer kendi malından birşey ilavesi ile gasbedilen malın bazı vasıflarını değiştirirse, mal sahibi ya malının kıymetini ya da ilave edilenin kıymetini ödeyerek malın aslını alır. Mağsub, ismi değişecek şekilde (buğdayın öğütülerek un yapılması gibi) değişikliğe uğratılırsa gasıb, bedelini öder ve mal da onun olur. Gasbedilen ağacın meyveleri, hayvanın sütü ve yünleri, mal sahibine aittir. Gasbedilen bir binanın veya arazinin gasbdan sonra meydana gelen zararı, malın aslıyla birlikte sahibine ödenir. Gasbedilen arazi veya arsa üzerinde yapılan ev ve ağaç gibi fazlalıklar, asıl maldan daha kıymetli ise, gasıb tarafından gasbedilen malın bedeli ödenerek gasıbın mülkiyetine geçer. Bir kimse; başkasının tarlasını gasb yolu ile nadas ettikten sonra sahibi tarlayı geri alınca, o kimse nadas işçiliği için bir ücret isteyemez. Gasbedilen bir malın kıymeti, gasbedildiği zamanki değerine göre ödetilir.

Gasbedilen bir malın aslında, cinsinde, nevinde, miktarında, vasfında ihtilaf edilince, yemin ettirilmek kaydıyla gasıb'ın sözü geçerlidir. Gasbedilen malın zekatı verilmez, çünkü sahibine iade edilmek mecburiyeti vardır. Bir müslümanın, gayr-ı müslim olduğu için bir şahsın malını gasb etmesi caiz değildir. Gasbedilen bir arsa üzerinde yapılan bir camide namaz kılmak Hanefilere göre caiz, Şafiilere göre mekruhtur. Sahibi bilinmeyen gasbedilmiş bir mal, fakirlere ve kamu yararına olan bir yere tasadduk edilir. Para veya benzeri gasbedilen bir malla yapılan ticaret (alış-veriş) sahihtir, ancak kazancın tasadduk edilmesi gerekir. Ancak mal yanlışlıkla gasbedilmiş olursa günah ve sorumluluk bulunmaz; malın iadesi veya tazmini ile yetinilir. Gasbeden, dayak ve hapis cezası ile te'dib olunur. Gasbedilen mal mevcutsa aynen geri verilir, iade masrafları da gasbedene aittir. Gasbedilen mal helak olmuşsa tazmin edilmesi, yani bedelinin ödenmesi gerekir. Tazmin; ölçü, tartı veya standart olup sayı ile alınıp satılan (misli) mallarda misliyle, bunun dışındakilerde kıymetiyle olur. Ebu Hanife ve Ebu Yusuf'a göre, gasbedilen malda sonradan meydana gelen muttasıl veya munfasıl fazlalıklar (ziyadeler), malikin bunlar üzerinde tasarruf eli bulunmadığı için tazmin edilmez; İmam Muhammed, Şafii ve Hanbelilere göre ise tazmin edilir. Aynı zamanda bu mal bir ticari mal ise ondan elde edilen karın sadaka olarak verilmesi icap eder. Gasıb bu kazancı yiyemez (El-Kasani, a.g.e., VII,147, I50,168; es-Serahsi, el-Mebsut, XI,' 50; İbn Âbidin, a.g.e., V, 128,135,137; İbnü'l-Hümam, a.g.e., VII, 363, 367, 379, 383; eş-Şevkani, Neylü'l-Evtar, V, 316; İbn Rüşd, Bidayetü'l-Müctehid, II, 312; İbn Kudame, el-Muğni,V, 221, 254, 258).

Hamdi DÖNDÜREN


3-)

Koca, karısının arsasında ondan izinsiz kendisi için kendi malıyla bina yapıp bilahere ölecek olsa karısı binanın kıymetinden diğer varislerin hisselerini verip binayı tamamen alabilir.

Koca karısına nafakasının tamamını bırakıp başka bir beldeye gittiği zaman, kadın paranın belli bir miktarını kocasından izinsiz olarak kendi işlerine harcayıp tüketecek olsa koca gelip kadını boşayınca harcadığı miktarı ona ödettirebilir.



4-) Gasb, haram olduğu gibi, gasbedilen malı; hediye, sadaka, ücret olarak almak, kira ile kullanmak da haramdır. (Abdülgani Nablüsi)

Bir müslüman ölüp geriye gasb edilmiş bir mal bıraksa, varislerin bu malı, parayı alması helal olmaz. Varislerin bu malı sahibine, eğer sahibi bilinmiyorsa fakirlere vermesi lazımdır. (İbn-i Âbidin)


5-) Başkasına ait bir şeyi zorla, rızası olmadan almak. Zorla almak.


Benzer Kelimeler

Sizde içinde "Gasb" geçen bir cümle paylaşın !


Son Aranan Kelimeler