Harem-İ Şerif Ne Demek

1-)

Kabe-i Muazzama'yı çepeçevre kuşatan, etrafı kubbeli, ortası açık büyük cami. Ortasındaki küçük meydan (tavaf yeri, metaf) üzerinde bulunan Kabe, Zemzem ve Makam-ı İbrahim (a.s), bu caminin birer parçasını teşkil eder. Dilimizde daha çok Haremi Şerif olarak bilinen bu mescide, Mescid-i Haram veya Mescid-i Şerif de denilir. Kur'an-ı Kerim'de onaltı ayette "el-Mescidü'l-Haram" geçmektedir. Bu ayetlerden iki taneşinin anlamı şöyledir: "Ey iman edenler, müşrikler murdarın murdarıdırlar bu yıldan sonra artık Mescid-i Haram'a yaklaşmasınlar. Yoksulluktan korkarsanız bilin ki, Allah dilerse, yakında sizi büyük lütuf ve ihsanı ile zenginliğe kavuşturacaktır. Şüphesiz Allah bilendir, hikmet sahibidir" (et-Tevbe, 9/28). "Muhakkak ki, o inkar edenler, Allah'ın yolundan ve bir de kendisinde yerli ve yabancının eşit hakka sahip olduğu ve bütün insanlar için meydana getirdiğimiz Mescid-i Haram'dan alıkoymaya çalışanlar, bilmelidirler ki, kim zor kullanarak orada bir dinsizlik ve zulme yeltenirse, ona acı azabı tattıracağız" (el-Hacc, 22/25). Bu ayetlerden de anlaşıldığı gibi, "haram" olarak isimlendirilmesi, hürmet duyulan yer olduğundandır. Harem dahilinde kan dökmek, ağaç kesmek ve avlanmak haram kılınmıştır.

Harem-i Şerif'in sadece tanıttığımız cami'den ibaret olduğu, ya da tüm haram beldeyi içine aldığı hususunda ihtilaf vardır. Ancak genellikle söz konusu büyük cami olarak zikredilmiştir (Geniş bilgi için bkz. el-Ezraki, Ahbaru Mekke, neşr. Rüşdi Salih Melhas, Beyrut 1979, II, 62,130 vd. Eyüp Sabri, Mir'at-ı Mekke, İstanbul h. 1301,127; el-Fasi, Takiyyüddin Muhammed b. Ahmed, el-Ikdu's-semin, Beyrut 1986, I, 44).

Harem-i Şerif, İslam öncesi dönemde herhangi bir duvar ile çevrili değildi. Kabe'yi tavafa mahsus, etrafı evlerle çevrili, kumluk dar bir saha (metaf)'dan ibaretti. Oraya evler arasındaki sokaklardan girilirdi. Asr-ı Saadet'te ve Hz. Ebu Bekir'in halifeliği esnasında bu şekilde kaldı. Hz. Ömer zamanında, İslam ülkeşinin genişlemesi, müslüman nüfusun artması ve hacı sayısının büyük rakamlara ulaşması üzerine, tavaf yeri dar gelmeye başladı. Tavaf esnasında büyük bir izdiham oluyordu. Bu sebeple, Harem-i Şerif'in civarındaki bazı evler sahiplerinden satın alınarak yerleri yıkıldı ve mescide ilave edildi. Hz. Ömer'in yaptırdığı bu ilk genişletme esnasında, harem-i Şerif'in etrafına, yüksekliği bir adam boyuna ulaşmayan bir ihata duvarı inşa edildi. Bu duvar üzerine kandiller konuldu (Belazuri, Fütuhu'l-Buldan, Kahire 1901, 53; el-Ezraki, a.g.e., II, 68 vd.; Yakut, Mu'cemu'l-buldan, VIII, 50). Daha sonra Hz. Osman ve Abdulah b. Zübeyr zamanlarında, civardaki bir takım evler daha satın alınarak yeni genişletmeler yapıldı.

Emevi hükümdarlarından Abdülmelik b. Mervan 75/694 yılında, oğlu Vetid de 91/709 yılında Mescid-i Haram'ı tamir ve bir miktar daha genişlettiler. Mekke'ye birçok mermer direk gönderen Velid tarafından gerçekleştirilen tamirat ve genişletme esnasında, mescidin zemini mermer mozaikle döşendi. Direkler üzerine Sac ağacından bir tavan yapıldı. Anlaşıldığına göre, Harem-i Şerif'te ilk minareler bu tamirat sırasında yapılmıştır. Harem-i Şerif'in genişletilmesi faaliyeti, bölgeye daha sonra hakim olan devletler zamanında da devam etti. Abbasilerin ikinci halifesi Ebu Cafer Mansur tarafından 159/775-776 yılında yaptırılan tamirat sırasında, Harem-i Şerif'in Kuzeye düşen tarafı Bab-ı Nedve'ye, diğer tarafı Bab-ı Umre'ye kadar genişletildi. Yapının dört tarafı altın ve gümüş kakmalı rengarenk mozaiklerle süslendi. Kabe'de Rükn-i Şami ile Rükn-i Iraki arasında, Altın oluğun altında, iki arşın yüksekliğinde yay şeklinde bir duvar ile çevrili olan Hatim (=Hicr)'in iç tarafı renkli mermerle tefriş olundu. Mansur'un oğlu Mehdi zamanında (M. 775-785) iki defa tamirat yapıldı. Bu tamiratlarla Kabe ile Mesa' (=say yeri) arasındaki evlerin tamamı Harem-i Şerif'e katıldı. Kahire'den getirtilen beşyüz'e yakın direk gereken yerlere dikilip, üzerlerine kubbeler inşa edildi. Tavan ve revaklar ise ahşap olarak yapılmıştır (Bu tamiratlar hakkında bkz. Belazuri, a.g.e., 53 vd.; el-Ezraki, a.g.e., II, 68-81, 96 vd.; Yakut, a.g.e., VIII, 50 vd.; Eyüp Sabri, a.g.e., 631-637; M. Es'ad, Tarih-i Din-i İslam, İstanbul 1983, 334, vd.).

Memlukler zamanında 802/1399-1400 yılında çıkan bir yangında Harem-i Şerif'in kuzey ve batı taraflarının ahşap tavanları yanmıştı. Sultan Ferec'in emriyle 804/1401-1402'de başlayan inşaat sırasında tavanın tamamı yine ahşap olarak yeniden yaptırıldı. O sırada revaklar üç sıra olup, mescidin beş minaresi vardı. Harem-i Şerif Osmanlılar zamanına kadar bu şekilde kaldı. Sultan II. Selim'in emriyle, 979/1571 tarihinde Mısırlı Ahmed Bey'in nezaretinde başlatılan ve beş yıl süren inşaat esnasında, bu ahşap tavanlar yıkılarak yerlerine mermerden. inşa edilmiş ve üzerlerine altın alemler konulmuş kubbeler yapıldı. Sonraları Sultan Ahmed, I. Hamid, IV. Murad, II. Mahmud ve Abdülmecid zamanlarında, Harem-i Şerif'in muhtelif tarafları tamir ve tezyin edildi. Etrafında yeni bölümler yapıldı (E. Sabri, a.g.e., 760-771).

Osmanlılar zamanındaki bu tamirat ve genişletmeler neticesinde, tavaf mahalli 537 x 550 zira' genişliğine çıkarıldı. Revaklardaki yenilenen 892 sütuna yeni sütunlar ilave edildi. Yenilenen kemerler üzerine Türk üslubunda beşyüz küçük kubbe ilave edildi. Mevcut on dokuz kapı yenilendi. Tavaf yeri etrafına, ağaç şeklinde kandiller dikildi. O sırada mescid'in yedi minaresi vardı.

Suudi yönetimi de, zamanına kadar dört defa genişletme faaliyetinde bulundu. 1955 yılında Kral Abdülaziz zamanında başlatılan ve 1961'de bitirilen büyük genişletme faaliyetinde Safa ve Merve tepeleri arasındaki tavansız toprak bir yol halinde olan say mahalli (=mesa'), Harem-i Şerif'e ait yapıya dahil edildi. Suudiler, daha sonra Harem-i Şerif'i üç defa daha genişlettiler. Bu tamirat ve genişletmelerin birincisi, 1961-1969, ikincisi 1969-1976 yılları arasında yapıldı. Sonuncusu ise Fahd b. Abdülaziz'in emriyle mescidin batı tarafında başladı. Bu genişletmelerde, Harem-i Şerif'in alanının, üç yüz bin kişiyi alabilecek şekilde, 160.000 m2'ye çıkarmak hedef alınmıştır.




Örnek Cümleler

  • Harem-İ Şerif Beytullah’ın temizliğinin bir ucunda olmak büyük nasip.
  • 5'nci Harem-İ Şerif olan Ulu Camisi, Ortadoğu'nun en büyük kiliseleriyle, Meryem Ana kilisesiyle, Diyarbakır fethinde şehit olan 27 sahabenin kabirleriyle bir inanç merkezi.

Sizde içinde "Harem-İ Şerif" geçen bir cümle paylaşın !


Son Aranan Kelimeler